Ana Menü
LOKMAN AVŞAR VEFAT ETTİ.
BİZLER ÇIRAKLARI OLARAK GÖREV BAŞINDAYIZ.
Lokman AVŞAR
Ziraat Yük.Müh.
Türkiye Kaman Cevizini O'nunla tanıdı. Ceviz yetiştiriciliği konusunda birikimlerini insanlarla paylaşmaktan zevk alan biriydi. Yaşamının son dönemlerinde Hasta olmasına karşın çalışmalarına ve hizmet vermeye devam etti. Gelişmesine,yetiştirilmesine öncülük ettiği Kaman Cevizi ağaçları yaşadıkça bizlere O'nu hatırlatacak, Bizler O'nun öğrettiklerini gelecek kuşaklara aktarmak için görev başındayız.

HASAN KIYAFET
'Kürt Ahmet Bahçesi'
Şimdi Kırşehir'in Kaman ilçesindeyiz. Kaman'da dünyanın en güzel cevizinin yetiştiğini yakın zamana kadar kimse bilmezdi. "Bilim rastlantı kabul etmez" denir. Fakat biz bilimde şaşırtacak işler yaparız evelallah!
Adnan Menderes, Kırşehir ilini ilçe yapmasa ve de Nevşehir'i il yaparak oraya bağlamasa, böyle mantık dışı bir olayı hangi bilim çözebilirdi? "Ferman padişahın, dağlar bizimdir" diyen ozan Dadaloğlu'nun mezarı Kaman Ziyaret Tepesi'nde imiş. Kale Höyük kazılarında harmanlanan uygarlık buluntuları gibi Dadaloğlu Mezarı da bir rastlantı sonucu ortaya çıkarıldı.
Her neyse konumuz, Günyüzü Yaylası ile Hirfanlı Baraj Gölü arasında kurulmuş olan "Kürt Ahmet Bahçesi" idi. Onbir yıl önce Kaman Belediye Başkanı Yusuf Canpolat ve arkadaşları Kaman Ceviz ve Kültür Şenliği etkinlikleri başlatmışlardı. Parmakla kırılır ve ince kabuklu, çürüksüz, kollestrol düşürücü özellikli Kaman Cevizi böylece gündeme gelmiştir. Derken Ceviz Dede olarak bilinen ünlü eğitimci Fikret Madaralı Kaman'a kadar gelerek işin ciddiyetine başka bir boyut katmıştı. Kültür Şenliği'nin kültürü unutulsada şenliği ve cevizi unutulmadı. Herkes harıl harıl ceviz dikmeye başladı. Yörenin çalışkan ve saygın ziraat Mühendisi Lokman Avşar bu işe dört elle sarıldı.
DİYARBAKIRLI AHMET AYDENİZ
Ahmet Aydeniz, doğa insan ilişkisine yürekten inanmış bir inşaat mühendisidir. Anadolu'nun bir çok yerinde meyve bahçeleri, fidanlıklar kurmuş. GAP yöresinde de bu anlamda önemli işlerin altına imza atmış. Hirfanlı Baraj Gölü'nün suyundan, Kaman Günyüzü Yaylası'nın ikliminden yararlanarak, bu yöreye de dünyanın en büyük ceviz ve badem bahçesini kurmuş.
Kendisini daha önceden tanıdığım Ziraat Mühendisi Lokman Avşar bizi çeke sürüye bu bahçeyi gezmeye götürdü. Bahçeyi gördükten sonra kendisine çok teşekkür ettik. Çünkü çöl kadar kurak bırakılmış bir coğrafyada, yeşil bir cennetle kaşılaştık. Binbeşyüz dönümden fazla arazi ceviz ve badem fidanlarıyla bezenmişti. Her şey bilime ve tekniğe uygun işlenmiş. İşçilerin yemekhane, yatakhanesinden tutunda okuma odasına kadar her şey düşünülmüş.
Sulama sistemini İsrailliler kurmuş. Damlama yöntemi bilgisayara bağlı olarak çalışıyor. Sulamada arazi eğimi dengesizliği giderilmiş. Yani yükseğe de aşağıya da aynı oranda su gidiyor. Bütün bunları ilkokulu bile bitirememiş emekçiler yapıyor. Kısacası gördüklerimiz bir teknoloji harikasıydı.
İlkel düşünenler bu güzelliğe ilkin karşı çıkmışlar. Ahmet Aydeniz Kürt kökenli olduğu için yadırganmış, eleştirilmiş. Sanki fidanlara Kütçülük-
Bahçenin adını ben biranda espiri olsun diye böyle yazdım. Gerçekte doğa, ne milliye ne din ne de sınır tanır. Haydı kolay gelsin Kürt Ahmet ve Lokman Avşar. Nice bahçelere, nice güzelliklere...
(17-